Elektronik deri  ya da kısaltılmış adıyla e-deri teknolojisi, son yıllarda özellikle tıp alanında karşımıza çıkmaya başladı. Ancak bu teknoloji henüz gelişme aşamasında ve şimdiden bazı sorunlarla boğuşuyor. Ancak yeni bir araştırma elektronik derinin, geleceğin teknolojisi olması yönünde önemli imkanlar sağlayabilir.

Elektronik deri daha esnek ve dayanıklı hale geliyor

Şu an için kullanılan e-deri cihazlar için iki problem karşımıza çıkıyor. Bu deriler ya fazla esnek olduğu için devrelerin zarar görmesine neden oluyor, ya da daha dayanıklı devreler kullandığı için yeterince esnemiyor. Bu da elektronik derinin en azından şu an için giyilebilir teknoloji cihazlarında kullanılmasının önünde yer alan en büyük engel.Çin’den 50 yıl sonra Ay harekâtı! İşte nedeni

Çin, Chang’e-5 ile Ay projesi için yola çıkmaya hazırlanıyor. Doğu Asya temsilcisi Amerika Birleşik Devletleri’nden geri kalmak istemiyor.

Ancak Kral Abdullah Üniversitesi’nden Yichen Cai ve ekibi yeni bir elektronik deri geliştirmiş görünüyor. Bu yeni cihaz, güçlü ve esnek yapıda silika nanopartiküler ile güçlendirilmiş bir hidrojel katmanla karşımıza çıkıyor. Cildin algılama katmanı için ise Titanyum karbür MXene kullanılmış ve bu çok daha dayanıklı bir e-deri yapısının karşımıza çıkmasını sağlıyor.

Hidrojel yapısı itibariyle yüzde 70 sudan oluştuğu için insan derisiyle de daha uyumlu hale geliyor. Bu yeni esnek yapı, yapılan deneylerde 28 katına kadar genişledikten sonra bile bozulmadan yapısını koruyabiliyor.

Denemelerde , 5 bin deformasyondan sonra bile iyi çalışmaya devam eden bu yeni keşif, her deneme sonrası yaklaşık çeyrek saniyede eski haline geri döndü.

Prototip e-deri, nesneleri 20 santimetre uzaklıktan algılayabilme, uyaranlara saniyenin onda birinden daha kısa sürede yanıt verebilme ve basınç sensörü olarak kullanıldığında, üzerine yazılan el yazısını ayırt edebilme gibi ilginç özelliklere sahip.

Giyilebilir teknoloji açısından yeni imkanlar tanıyan elektronik deri, bu yeni araştırma ile birlikte dayanıklılık problemlerini de aşmış görünüyor. Peki sizce geleceğin teknolojisi olarak görülen e-deri tabanlı cihazlar,  akılı saatin yerini alabilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir